Bir ulusun en yüce kurumlarından biridir üniversite.
İçinde yaşadığı toplumun bir parçasıdır, ondan ayrı düşünülemez.
Üniversitenin görevi eğitim, öğretim ve bilimsel araştırmadır.
Çeşitli yüksek öğrenim dallarında eğitim de verir.
Ülkenin, insanlığın istediği yarının yöneticilerini, aydınlık beyinleri hazırlar.
Geleceğin sağlam ve temiz karakterli kişilerini, parlak insanlarını yetiştirir üniversiteler.
Üniversite bilimsel çalışmalarıyla ve araştırmalarıyla bilim dünyasına ve insanlığın yararına katkıda bulunur.
Üniversitelerin yönetim yönünden ve bilimsel yönden özerkliği vardır ve olmalıdır.
Ancak bu özellik kötüye kullanılmamalıdır.
Gelişmiş ülkelerin üniversitelerinde bu kuruluşlar mali yönden de özerktir.
Bu kurumlarda çalışma düzeni, dürüstlük ve disiplin kanun ve tüzükler yanı sıra asıl bu kurallara uyması gereken yöneticiler tarafından yürütülür.
Gerçek anlamdaki bir üniversitede görev yapanlar kanun ve tüzük dışına çıktıkları takdirde o kurum silkelenmezse toplum yozlaşır ve çöker.
Öğretim üyeleri, yardımcıları ve öğrencileriyle bir bütün olan üniversite bünyesinde her zaman sağlam karakterli insanları barındırmalıdır.
Gerçek anlamdaki bir üniversitenin kendi ülkesi ve toplumu için
yeri geldiğinde özgürlükten, doğruluktan hak ve hukuktan yana bir tavır içinde olması gerekmektedir.
1564-1616 yılları arasında yaşayan ünlü düşünür ve yazar
W. Shakespeare'in;
''Utan ey çağ! Soylu insan yetiştiremez oldun...''
dediği gibi şimdilerde değil soylu insan, insan gibi insan yetiştiremez oldu toplumlar.